Başyayla Tarihçesi
Anadolu Selçuklu
Sultanı 1. Alaaddin Keykubat , Karamanoğulları
Beyliğini 1228 yılında Sarıveliler-Başyayla –Ermenek ‘te KAMIŞ ve
BALKUSAN yöresine yerleştirmiştir. Beyliğin başında Nuri Sofu (Nur Sofu-
Allahın Nuru) bulunuyordu. Nuri Sofi ölünce beyliğin başına oğlu Karaman Bey geçti. Karaman Bey cesur,atılgan, özü ve sözü pek bir kişi idi.
Karamanoğlu, beyliğinin sınırlarını genişletti. Larende’yi fethetti. Şehre
kendi adını verdi. Böylece Larende’nin adı KARAMAN oldu.
Karaman Bey,
Selçuklu Sultanı adına Antalya’yı almak için, ordusu ile yola çıkarken harp
usullerini öğrensin diye daha küçük olan oğlu “Karamanoğlu Mehmet Bey i “ de
yanında götürdü.
Antalya Şehrini aldı. Şehrin
anahtarlarını Selçuklu Sultanına gönderdi. Selçuklu Devleti vezirleri Karaman
Beyin büyük başarılarını çekemediler,kıskandılar. Vezirlerde aşağılık duygusu hakim olduğundan,”Karaman Bey
bir gün gelecek buraları alacak” diyerek Sultanı Karaman Beye karşı kışkırtılar. Vezirler,
Karaman Bey’i kutlamak görüntüsü içerisinde hediyelerle bir dizdarı (elçi)
gönderdiler. Burdur İli’nin Bürücek
yaylasında bir yemek ve eğlence anında Karaman Bey’in yanında oturan Selçuklu
dizdarı gizlice Karaman Beyin içeceğinin
içerisine zehir koyar. Karaman Bey;
içeceği içince zehirlediğinin farkına varır ve kılıcını çekerek o anda zehiri
koyan dizdarı oracıkta öldürür.
Karaman Bey yanındaki Türkmen (Yörük) Beylerine “Ey Beylerim..! oğlum Mehmet
Bey’i düşmanlardan koruyun. “Ey oğlum Mehmet Bey…! kanımı
sultana komayasın (öcümü alasın) ”
der ve Karaman Bey orada ölür. Karaman Bey’in cenazesi Ermenek İlçesine bağlı “BALKUSAN” köyündeki türbesine defnedilir.
Karaman
Beyin oğlu Mehmet Bey’i düşmanlardan
korumak için Taşeli’nin
bilinemeyecek yörelerinde Türkmen (yörük) beyleri tarafından korunarak
büyütülür. Karaman Oğlu Mehmet Beyi
düşmanların gözünden ırak korumaya en uygun yerlerden biri de ; Başyayla İlçesi’nin kuzeyinde
bulunan; Kaş Oluk,Tozan Su, Eşek İni
Deresi,Deve Uçan,Büyük Ağ İn,Küçük Ağ
İn, Gara İn,Küllü İn, Kırkdirek İni, Sığır Uçtu ve Akçalı Çukuru diye adı geçen bu yerler İlçenin kuzeyini baştan başa kaplayan inilmesi ve
çıkılması mümkün olmayan sarp (seki)
doğal kale’dir.
Bölge halkı ve yöneticileri ; Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu doğal kalenin çeşitli bölümlerinde
yaşadığı, ömrünün önemli bir bölümünü buralarda
geçirdiğini anlatmaktadırlar. Bunun için bu gerçekler unutulup gitmesin diye
canlı kaynaklar,cansız veriler gün ışığına çıksın dedik. “Karamanoğlu Mehmet Bey’in Başyayla nın kale
dibi yöresinde yaşamıştır” sözü ile yetinmedik. Yerinde her yönüyle inceleme,
araştırma yapmak üzere Başyayla Belediye
Başkanı sayın Şerafettin BULGURCU
‘nun davetiyle; Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ ve Yazar Hasan ŞİMŞEK beyle 10 Ağustos 2009 günü
Başyayla ‘ya geldik.
Başyayla
Belediye Başkanı Sayın Şerafettin
BULGURCU ; “ Karamanoğlu Mehmet Bey Başyayla da ki Aktepe yöresinde Korundibi çeveresinde bulunan
inlerde (mağaralarda) uzun süre kaldı” sözü üzerine,inceleme ve araştırma
yapmak üzere; Başyayla Belediye Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ‘in rehberliğinde Gazeteci Araştırmacı Yazar Sayın Mustafa ERTAŞ
(Sarıveliler doğumlu )Araştırmacı Yazar Sayın Hasan ŞİMŞEK (B.Karapınar
Köyünden) ve Ali ŞİMŞEK ‘i de yanlarına alarak yukarıda adı geçen tarihte Belediyenin
aracı ile Hisarönü (Aktepe ) mevkisine kadar araç ile gittik.
Karaman oğlu Mehmet Beyin yaşamış olduğu inlere ulaşan bir araç yolu olmadığı
için, inişli çıkışlı, taşlı çakıllı engebeli dik arazide yaklaşık 2 km yaya olarak yürüdük.
Öyle bir sırta çıktık ki önümüzde eni 200 metre boyu yaklaşık 4 km olan bir vadiye geldik.
Vadinin içerisinde öbek öbek çakıl yığınları var. Yerleşim yerleri yukarıdaki doğal kalenin içerisindeki inlerdir. Emin ÇETİNER ‘in anlattığına göre, bu vadi yamaçlarında önceden üzüm bağları
olduğu ve tütün ekildiğini açıklamıştır.
O devirdeki
yerleşim yeri olan; Kaşoluktan
başlamak üzere, Tozansu (yağmur gibi toz halinde akan) Eşek ini deresi,Deve
uçan yeri , Büyük ve Küçük Ağ in ( Karaman Oğlu Mehmet Bey in yaşadığı söylenen
iki inlerden ikisi) Kara İn (içi kara olan) Küllü İn (hayvan kışlatılan) Kırk
Direk İni ( içerisinde dikit ve sarkıtların bulunduğu in) Sığır Uçtu denilen bu
yer bir baştan öbür başa doğru Başyayla’nın kuzeyini kaplayan doğal bir kaledir. İnilmesi çıkılması
mümkün olmayan bu doğal kalede iki üç yerde (yellice çıkacağı) gibi geçitler
vardır.Bu doğal kale geçmiş devirlerde insanların barındığı,korunduğu bölgeler
olduğu yöredeki yaşlı insanlar tarafından anlatılmaktadır.
Başyayla
İlçemizde bulunan bu yöre ilk bahar
da suların kale içinden coşkun bir
şekilde akması ile buradan suyun fışkırarak
akışı toz halinde göründüğünden bu
zirveye (TOZAN SU) denilmektedir.
Karamanoğlu
Mehmet Bey’in korunma amacıyla yaşamını sürdürdüğü Ağ İn Tozan su kalesinin 1 km doğu yönündedir.
Ağ
in’in güney girişi 25 metre
genişliktedir. Araştırmacı bu giriş kapısında; yanında Rehber Emin ÇETİNER ve Ali ŞİMŞEK ile birlikte
incelemelerine başlamıştır.
AĞ İN
( AK İN) : Güneyden ve Batı istikametten iki adet giriş yeri vardır.
Batı girişi 15 metre
güney girişi 25 metredir. Batı girişin yarısı 2 metre yükseklikte,ön
kısmında iki set, arkası düz, bütün mekan taraklı çekiç ile tavan orak gibi
yarım hilal şeklinde yontularak yapılmıştır. Taban çekiçli tırtıllı şekilde
düzlenmiştir.
Rehber Emin
ÇETİNER eşliğinde Araştırmacı Mustafa ERTAŞ Ağ İn’in batı girişinden Ağ İn’in
Tiyatroya’ya benzeyen iç yapısını ve
Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu inde kalabileceğine inanmış olması sebebi ile
hayretler içinde kaldığını göstermektedir.
Güney
girişi daha geniş tiyatroya benzer, kenarlara oturma yerleri yapılmış, orta
yeri boş sahne gibidir. Sanki tiyatroya benzer. Tavan yarım ay örneğin yarım
hilal baştan başa taş kazınmıştır. Ön kısmın tavanında kopmalar vardır.
Rehberimiz olan Emin ÇETİNER Karamanoğlu Mehmet Beyin bu inde yaşadığı
hakkında şunları söyledi.
Ağ İnin biri çok büyük ikincisi ondan küçük dağ gibi
kayalar önünü kapayarak ağ inin uzaktan in ve mağara olduğunu gizlemektedir.
Küçük ağ inde büyük ağ inde görünen özellikler de aynıdır. Sadece küçük ağ in
büyük ağ ine göre genişlik ve uzunluk bakımından küçüktür.
Küçük Ağ inin 10 metre batı yönünde Küllü İn vardır. Küllü inin içerisinden yaklaşık 100 metre gidilerek (40)
direk inine geçilir. Ağ inde canını kurtarmak isteyen küllü ine gizlice girerek
(40) direk ininden dışarı çıkarak akçalı çukurundan kaçarak izini
kaybettirebilir.
UFACIK İNLER: Ufacık inler ağ in ve diğer inlerin güney
yamacında bulunan yaklaşık 500
metre altında bulunan inlerdir. Kocaman bir kayanın
içerisine oyulan bölüme 4 mezar,ikinci kanına 3 mezar kayanın zirvesine 2 mezar
yapılmıştır. Mezarların üzerlerine aslana benzer büyük 1 tona yakın mezar
kapakları konmuştur. Bir kayada olan bu mezarlar bir ailenin mezarları olduğu
söylene gelmektedir. Buna benzer daha bu ufacık inlerde yaklaşık 50 den fazla
kaya mezarları bulunmaktadır.
AKTEPE : Aktepe ufacık inlerin 100 metre güney kısmında
bulunan tarihi bir yerdir. Buralarda kaya mezarları,taş kesme 21 basamaklı merdivenleri, kapılı taş çok sayıda tarihi
inler bulunuyor.
Çift kapılı inlerin içerisinde oyma taştan 30 den fazla
mezarlar ve üstüne kapatılmış aslan figürlü kapaklar vardır. Yukarıda adı geçen yer için; “T.C. Kültür Bakanlığı Konya
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünün 24/02/1999 gün ve 3441
sayılı kararı ile 1. derecede Arkeolojik Sit “alanıdır.
Karaman Oğlu Mehmet Beyin
yukarıda bahsedilen kale ve yerlerde yaşadığını kanıtlayan yöneticiler ve halkın açıklamaları şöyledir.
Günümüz Belediye
Başkanının dedesi olan merhum Sait BULUT 1968-1969 da Belediye Başkanı iken şehit oldu.
Torunu 40 yıl sonra (2009) Belediye Başkanı olan Şerafettin BULGURCU dedesi ve büyüklerinden bu konuda
duyduklarını şöyle anlatıyor.
Karaman
Oğlu Mehmet Bey, Başköy mahallesinde yaşayan Garabeğ Koca (Ahmet ÇETİN) ve
Kıroğlan Koca (Mehmet GÖKNAR) ‘ın anlatımlarına göre İlçemiz Korun dibinde
bulunan Ağ İn ve diğer inlerde yaşadığını anlatırlardı. Ayrıca dedem rahmetli
eski Belediye Başkanı Sait BULUT ‘dan da aynı bilgileri defalarca duydum. Ben
7-8 yaşlarındayken yukarıda bahsettiğim dedem Sait BULUT bana Karaman Oğlu
Mehmet Bey bu inlerde uzun süre saklanmış diye bahsederdi. Başyayla İlçemiz
Tarih ve Kültür yönünden oldukça araştırmaya değer olduğunu gelen bütün
misafirler beyan ederler.
Araştırma ve
inceleme yapmak için, bin bir güçlük ile tırmana tırmana ine çıka yakıcı güneş
altında çalılar dikenler arasında ince koyağa (vadi) güçlükle ulaştık. İnce
koyak Karaman Oğlu Mehmet Beyin korunmak için yaşadığı büyük Ağ ine 500 metre kala yazar
Hasan ŞİMŞEK Bey hastalandı. Ağ İne
çıkamadı. Taşın gölgesinde yatarken bizler Ağ in ve çevresinde inceleme ve
araşılmalarımızı bitirdik.
Kaleden
sarp yamaçlaına çıkmasından inilmesi daha güç olduğundan Hasan Beyin yürüme
güçlüğü ve hastalığından dolayı
araştırma ekibimiz huzursuz ve telaşe ye düştük. Acilen ve doğruca Başyayla
Sağlık Ocağına gittik. Hemşire Ümran
ERTAN ‘ın hasta üzerinde çektiği (EKG) ve elektro gibi gerekli işlemleri
inceleyen gereken tedaviyi anında yapan Sağlık Ocağı Aile Hekimi Doktoru Sayın Nilüfer BAYKARAN’ın hastaya gerekli tedavileri ve hastanın bir
süre dinlenmesi sonucu sağlığına kavuşan Hasan
ŞİMŞEK ve araştırma ekibi olan; Mustafa
ERTAŞ-Emin ÇETİNER ve Ali ŞİMŞEK
doktora ve sağlık personeline teşekkür ederek sağlık ocağından ayrıldık.
Yazar Hasan ŞİMŞEK Karamanoğlu Mehmet Beyin
bu yerlerde yaşadığı konusunda u açıklamalarda bulunmuştur.
“Başyayla tarih öncesi ve tarih
çağlarının eserleri ile doludur. Kaya mezarları aslan figürleri, Latince
yazılar mağaralar ile tarih fışkırıyor. Sarp ve yüksek kayalıklar ile çevrili
olan bu mağaralar Karaman oğullarına sığınak olmuştur.
Karaman
Oğlu Mehmet Bey ‘de bu mağaraların bir kaçı olan (Büyük Ağ İn ve Küçük ağ in)
‘de korunmuştur. Karaman oğulları ovanın korumasız arazilerine karşı taş elindeki
sarp kayalıklarda mağaralarda güvenliklerini sağlamışlardır. Bu mağaraları
inceleme ekibimizde bulunan Yazar Hasan ŞİMŞEK Atatürk ve basın konusunda
yüksek lisans tezi de bulunan ŞİMŞEK in kardeşi Ali ŞİMŞEK ile rehberimiz
Başyayla Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ve Gazeteci Araştırmacı
Yazar Mustafa ERTAŞ bu mağaralarda tarih öncesi yazı devrinin ve Karaman
oğulları dönemini gözlemleyerek belgelemişlerdir. “ Karaman Oğlu Mehmet Bey
belirli dönemlerde Başyayla da ki bu yerleri sığınak olarak kullanmışlardır.
1994-2004
Yıllarında Başyayla Belediye başkanı olan Kemal ATEŞ yukarıdaki konuyla ilgili
şu bilgileri sundu.
“Halk
arasında yıllardan bu yana konuşulan; Başyayla ‘nın kuzeyini baştan başa bir
hisar gibi kaplayan sarp yamaçları içindeki sayısız inlerinde olduğu gibi Karaman Oğlu Mehmet Bey Hisar önü mevkiinde, Ağ
in mağaralarında birkaç yıl yaşadığı ve öldürülmekten korunmak için bu yerlerde
uzun sürü yaşadığı,saklandığını bütün yaşlılarımız deden oğlula söyle
gelmişlerdir.”
Başyayla
İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) ‘da “Hatıplar sülalesi” inden 1340 (1924) doğumlu
Hasan Hüsnü OKUDAN dede araştırma konumuzla ilgili Sait Bulut Parkında
kalabalık vatandaşların önünde şu bilgileri açıkladı
“Kirazlıyayla
(Lafsa) da tarih eski olan Değirmen önünde bulunan DEĞİRMEN ÖNÜ KÖPRÜSÜ iki tanedir. Köprünün biri Başyayla dan
Taşkent’e yol verir. Diğeri de Bozyaka, Üzümlü ve Büyükkarapınar köylerine yol verir. Bu köprüleri Karamanoğlu
Mehmet Bey’ in yaptırdığı halk arasında söylene gelmektedir. Çünkü o zamanlarda
her yerde olduğu gibi Buralarda da çok kar ve yağmur yağdığından derelerde
selden geçilmez geçilemez olması sebebiyle bu köprüler yapılmıştır. Karmanoğlu
Mehmet Beğ bu köprülerden geçerek Ağin ve diğer inlerde yaşamış, bu inleri
kendisine, tebaasına, yakınlarına sığınak ve
korunak olarak kullanmış olduklarını büyüklerimiz dilden dile
anlatırlardı.Ben bunları bilirim. Bir de şöyle anlatırlardı.Köprülerin başında
gelip geçecekleri kontrol eden eli hançerli beli silahlı bekçiler olduğunu söylerlerdi”
Hasan Hüsnü OKUTAN (1340 Doğ)
Başyayla İlçesi Kirazlıyayla
(Lafsa) ‘da “Hatıplar sülalesi” inden 1931 doğumlu Büyükadın OKUTAN (teyze) araştırma konumuzla ilgili Sait Bulut Parkında
kalabalık vatandaşların önünde şu bilgileri açıkladı.
Büyükkadın OKUDAN (teyze) “Ben
babamdan ve eşimden devamlı duya geldiğim,Karamanoğlu Mehmet Bey’e ait söz
şöyledir. “Öyle bir köprü yapalım ki kıyamete kadar bu köprü baki kalsın”
Karamanoğul Mehmet Bey böyle demiştir.
İlçemiz Kirazlıyayla (Lafsa)
mahallesi Değirmen Önünde bulunan tarihi iki köprü Karamanoğu köprüsü dür. İki
ayrı bölümlerde kemerli olan köprünün kemeri dara ve araçlar geçmediğinden
midir neden dir bilinmez kemerler sökülmüş köprünün temeli bu gün daha bütün
haşmeti ile durmaktadır. (1968-1970) li
yıllarda o zamanın Belediye Başkanı (rahmetli) Sait BULUT tarafından eski
köprünün temelleri üzerine düz beton atılarak geniş bir köprü yapılmıştır.
Başyayla
İlçesinin Yeni Mahalle de oturan Ahmet oğlu 1920 doğumlu Hasan AKAN (gücük hasan)
Hasan AKAN’a Kirazlıyayla (Lafsa) Değirmen önünde bulunan tarihi köprünün
kimler tarafından yapıldığını sorduğumuzda “o da Karamanoğlu Mehmet Bey
tarafından yapıldığını aşağı mahalle de
olan (Kirazlıyayla ) yaşlı alimlerden duyduğunu Mehmet Bey ‘in bir
sürede sekin orda bulunan Ağ İn’de yaşadığını söylerlerdi.
Hasan AKAN sözlerine şöyle devam etti. “ Yeni Mahalle (öte
köy ve nahlas ) mahallesine ait mezarlığın batı kısmında Karaman oğulları
askerlerinin mezarları vardı. Ben mezarları defalarca gördüm.7 -8 tane mezar
Karaman oğlu askerlerine ait olduğunu başkalarda bu mezarları gördü. Mezarların
sağında ve solunda insanların kaldıramayacağı ve yerinde döndüremeyeceği büyük
kaya mezarları vardı. Burası 1975 yılında mezarlar temizlenip bu mezarların olduğu
yere Söğütlü Mahalle ilkokulu yapılmıştı. 2008 Yılında bu okul yıkılıp yerine
Tomurcuklar Çiçek Açsın Ana Okulu yapıldı. Bu söylediklerimi bilmeyen yoktur.
11/08/2009
Salı günü Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesi Kutup Ahmet Efendi’nin
metfun bulunduğu Türbeye gelindi. Kutup Ahmet Efendi 1101 Hicri 1690 Miladi
tarihinde burada ölmüştür. Kendisi tarafından yaptırılan Kirazlıyayla (Lafsa)
caminin kuzeyinde bulunan Türbe caddesi üzerindeki Belediye lojmanın güneye
batı köşesinde yıkılmış durumda bulunan çeşmenin kitabesinde Kutup Ahmet
Efendinin İma Muhammed Bağavi oğlu Alinin oğludur” der. Çeşme hicri 1062 Miladi
1652 yılında yaptırılmıştır.
Kirazlıyayla
(Lafsa) Mahallesi üzerinde bulunan Türbe
caddesi üzeri batı kısımda bulunan Kutup
Ahmet Efendinin türbesi kabristanlığında gömülü bulunan önemli mezar taşlarında
okuna bilen yazılar şöyledir.
1-
Türbe içinde gömülü bulunan Kut bul Arifin şeyh (şıh)
Ahmet efendi 1101 Hicri 1690 Miladi yılında ölmüştür. Kitabesi Türbenin üst sol
köşesindedir.
Kutup Ahmet Efendi hakkındaki
yazıtlardan ve atalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda şu anda Konya
Konevi Cami-i kabristanlığında yatan imam Muhammed Bağevinin oğlu Alinin
oğludur. İmam bağavi buharadan Bağdat ‘a Bağdattan da Konya ‘ya gelmiştir. Konya ‘da kendisine “Form “diye
bilinen yörede bir tekke verilmiştir. Orada ilimle ömrünü geçirmiştir. 1960’lı yıllarda yol genişletme çalışmalarından dolayı
kabri kaldırılmış ve Konevi cami avlusuna taşınmıştır. Oğlu Ali Efendi 1500’lü yıllarda Navağı (Başyayla –Sarıveliler ) yöresinde
vergi memuru olarak görevlendirtmiştir. Bölgeyi beğenmesinden dolayı babasının
izni ile Kirazlıyayla (Lafsa) ‘ya yerleşmiştir. Evi şu anda Kirazlıyayla
caminin yanındaki abdest alma avlusunun yeridir.
Aşağı çağlar (İzvit) köyünden
evlenmiş ve oğlu Ahmet (Kutup Ahmet Efendi) dünyaya gelmiştir. Kendisi haç
dönüşü devrin padişahını (1600)’lü yıllarda
ziyareti esnasında İstanbul ‘da ölmüştür. Mezarı nerede olduğu
bilinmemektedir. Kutup Ahmet Efendi iyi
bir din eğitim almış devrin sayılı din
bilginlerinden ve tarikat büyüklerinden dir. Yazıtlardan bunlar
anlaşılmaktadır.
2-Kutup Ahmet Efendinin tek oğlu
vardır. İsmi Davut ‘tur. Kabri Türbe Caddesi üzerinde bulunan incir ağacının
sol tarafındadır. Kabir taşında Esseyit-Eş Seyh Davut bin Ahmet min evladı
Muhammet Bağavi yazmaktadır. Hicri 1188 miladi 1774 yılında ölmüştür.
3- Şıh Davud’un oğlu Şıh Ahmet, Türbenin batı batısında kuzeyde
bulunan incir ağacının önünde yatmaktadır. Kabir taşında “Hikmet ve Kanaatın Madeni
tarikatların ve kitapların özü el-hac es seyid Ahmet Bin Davut bin kutbul
arifin Eşşeyh Ahmet min sulaleti eşşeyh Muhammed Bağavi yazmaktadır. Türkçesi “
imam Muhammed Bağevi torunlarından Kutup Ahmet Efendi oğlu Şıh Davut oğlu
Şıh Ahmet Efendi ölüm tarih 1192 hicri 1778 miladi dir.
4-Yine aynı kabristanlık
içerisinde türbenin batı kısmında semerci Ali DURAN (ölü) ayak ucunda bulunan mezar taşında şöyle
yazar; Cömertlerin madeni iki kanatlı Seyit Abdul Halim bin Ahmet bin Davut bin
Kutpul Aktap eş Seh Ahmet min sulaleti eş şeh Muhammed bağavi yani imam bağavi
torunu Kutup Ahmet oğlu Davut oğlu Ahmet oğlu Abdül Halim ( ölüm tarihi
bilinmiyor. )
5-Türbenin içinde Kutup Ahmet
Efendi nin yanında büyük mezar taşı bulunan kişinin kabir taşıtı yazıtı.
Mağdenil kanaat ve sehavat muczil kitabat ve
turukat es seyid Ahmet bin Abdul Halim bin Ahmet bin Davut bin eş şeyh Ahmet
Kutpul Aktap sene 1265 yani cömertlerin
ve kanaat sahiplerinin madeni tarikatların ve kitapların özü kutbul Aktap Ahmet
Efendi nin oğlu Davud un oğlu Ahmet’in oğlu Abdul Halimin oğlu seyit şıh Ahmet
efendi. Ölüm tarihi hicri 1265 miladi 1849.
Yaptığımız incelemede önemli kabir
taşlarında üç tanesi okunamamıştır. Mezar taşlarının kayıp olmamamsı için
mutlaka toprak zemin üzerine çıkarılıp korunması gerekir. Çünkü mezar taşları
beldemizin tarihi belgeleridir. Sayın Belediye Başkanımızdan ve Belediye
yetkililerinden atalarımıza gerekli ilgiyi göstermelerini rica ederiz.
Büyük dedem Şıh Ali Efendi görevli olarak
Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesine gelip yerleştikten sonra torunları Devlet
tarafından dini hizmetlerinde bölgede yetkili kılınmış ve özellikle
Padişah 2. Mahmut tarafından dedem Mehmet Efendinin babası Abdul Halim
Efendiye ferman gönderilmiş Kirazlıyayla (lafsa) (gürcü seyit) camii ait bütün
vakıflardan sorumlu ve yetkili olduğuna dair ferman hala bendedir.
Kutup Ahmet Efendi nin
torunlarından Başyayla Kirazlıyayla’lı
Ali OKUTAN Konya Selçuklu Müftüsü.
Başyayla
Belediye Başkanı sayın Şerafettin BULGURCU ‘nun daveti üzerine ; 10 Ağustos 2009 günü;
Başyayla Belediye binasında başlayan araştırmalarımız, Rehberimiz Emin ÇETİNER eşliğinde Gazeteci
Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ,Yazar Hasan ŞİMŞEK ve bizlere eşlik eden Ali ŞİMŞEK ile Belediyemize ait araç
ile araştırma yapmak için yola çıktık. Aracımızı Hisar Önü yöresine park ettik.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in yaşamış olduğu Ağ İn’e ulaşabilmek için,sarp
Kayılık,çalılık ve dikenlik engebeli arazilerden zirveye tırmanmaya başladık. Güneş
tepemizde olduğundan sıcaktan adeta bunalıyorduk. Nerde ise yürümekte zorluk
çekiyorduk. Korun dibi yöresindeki ince koyağa vardığımızda yorgunluktan
sıcaktanımdır nedir Yazar Hasan ŞİMŞEK hastalandı. Hasan ŞİMŞEK “ Ben Ag İn’ e
tırmanamayacağım dedi. Taşın gölgesinde dinlenmek için kaldı. Araştırma
ekibimiz Ağ İn ve çevresine büyük güçlükle ulaştık. Gerekli inceleme ve araştırmalarımız yaptık.
Gerekli yerleri fotoğraflar ile görüntüledik. Geldiğimiz yola doğru tekrar geri
döndük. Hasta olan Hasan ŞİMŞEK ‘i yanımıza alarak taşlar,çakıllar,çalılar
içinde inişe aşağı yol almaya başladık. İniş aşağı gitmek yokuş yukarı
gitmekten daha zor oldu. Kendimizi dik yamaçlardan aşağı yuvarlanmaktan zor
kurtardık. Hasta olan arkadaşımızın adımları iyice küçüldü. Bin bir güçlükle
aracımızın olduğu yere ulaştık. Belediyenin 70.E.1181 plakalı aracı ile hasta
olan arkadaşımızı doğruca Başyayla Sağlık Ocağına götürdük. Gerekli tedavisi
yapıldıktan sonra istirahat etmesi için hastamız Hasan ŞİMŞEK köyü olan
B.Karapınara götürdük.
Bizler rehberimiz olan Emin ÇETİNER
ile birlikte Belediye’ye gelerek araştırmalarda yaptığımız notlarımızı
bilgisayarda kayda geçirmeye başladık.
Zaman zamanda Başyayla İlçesindeki yaşlılar
ile Belediye Başkanımız Şerafettin BULGURCU ‘nun refakatinde İlçemiz Sait BULUT Parkı ve Şehit Şevket SAĞLAM parkında inceleme
ve araştırmalarımızı sürdürdük. Ayrıca İlçede bulunan Türbe (Kutpul Aktap) ve mezarlıklarda,Karamanoğlu Mehmet Bey’in yaptırdığı köprüde inceleme ve
araştırmalarımızı sürdürdük. Bütün topladığımız bilgi, resim ve verileri muhterem
kardeşimiz Başyayla Belediye Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ile 3 gün geceli gündüzlü yoğun bir çalışma
ile kayıt altına aldık. 12/08/2009
DOĞRUDAN DOĞRUYA
Mustafa ERTAŞ
Gazeteci Araştırmacı
Yazar
Başyayla Belediyesi
Yazı İşleri Müdürlüğü
12 Ağustos 2009
